RSS
En yeni en güncenl en popöler en güzel sinema filmlerini bu sitede bulabilir hakkında ön bilgi edine bilir resimlerine bakıp fragmlarını izleye bilirsiniz.SinemaDB sinema film arşivi

Siyah Gelinlik


Siyah Gelinlik
“Nihayet, yıllardan sonra, bütün hayatımı öğreneceksin. Sana ait olan fakat senin bilmediğin hayat.” Paul Mauriat’nın ‘Last Summer Day’ albümündeki (1972) “I Don’t Know How To Love Him” (1970/71) (Andrew Lloyd Weber / Tim Rice). Şömine aydınlığında dans ediyorlar. Hakan; “Beyaz bir laleye benziyorsun. Neden seni daha önce görmedim hiç?” Pınar; “Babam ‘insan görmek istediği yere bakar’ derdi.” Hakan; “Daha önce karşıma çıksan muhakkak seni görmek ister, sana bakardım.” (Eskiden aynı pansiyonda kaldıklarını unutmuş.) “Yana yana kül olsam her an//Yine de senden ayrılamam//Yoluna adadım ömrümü//Ben sensiz olamam.” Jenerikte Esin Engin’in söylediği ‘Bana Ellerini Ver’ (1972). Çapkın Bahriyeli Hakan Ünsal ile milyoner kızı Selma Sayan evlenecekler. Genç kız, babası Feridun Çölgeçen’i ikna etmek için ‘intihara bile kalkışmış’. İş adamı, sonunda, razı olmuş ancak bir şartı var. Delikanlı nikâhtan sonra ‘kaptanlığı bıraktığını ilan edecek’. Selma; “Artık babamın genel müdürü olacaksın. Fabrikasının başına geçeceksin.” Hakan; “Ben mi bırakacağım kaptanlığı? İmkânsız bu. Ben mesleğimi bırakamam Selma. Denizlerden vazgeçemem.” Böylesine kesin konuşmasına karşın hemen sonraki sahnede Mendelssohn’un ‘Düğün Marşı’ ile merdivenden iniyorlardı. İmzalar atılırken polisin getirdiği bir çocuk törenin iptal edilmesine neden olur. “Baba, babacığım.” Hakan, boynuna atılan ufaklığı tanımıyor. Feridun Çölgeçen, zaten hoşnut değildi, durumdan yararlanarak kızını uzaklaştırıyor; “Söylemiştim sana ‘bu herifin her limanda 5 karısı vardır’ diye.” Kahramanımıza hakaretleri yenir yutulur şeyler değil; “Seni liman zamparası seni. Alçak, kepaze, utanmaz herif.” Üstelik bir de tokat. Anlaşıldığı kadarıyla bu evlilik gerçekleşse bile yürümeyecekmiş. Franck Pourcel’in ‘Amour, Danse et Violons No. 39’ uzunçalarındaki (1972) ‘Without You’ (Pete Ham / Tom Evans) (1970/71). Çocuk Esirgeme Kurumu Kasımpaşa Yatılı Yuvası’ndayız. Hakan, çocuğu kaçtığı yere getirmiş. Müdürün odasında demediğini bırakmıyor. “Hoşlandığım güzel bir kadın, genel müdürlükler, sonsuz bir servet, hepsi bunun yüzünden uçup gitti.” Oysa birkaç sahne önce bunlar için mesleğini bırakmayacağını söylüyordu. Müdürün anlattığına göre çocuk küçükken bakımevinin önüne bırakılmış. Üzerinde de ‘Babasının adı Hakan Ünsal’ yazılı bir kâğıt. Şaşırtıcı ama yavrucağın adı da ‘Hakan’. Kısa bir duraklamanın ardından. Hakan; “(Çocuğa) Söyle bakalım denizi sever misin? Bembeyaz gemileri, martıların çığlıklarını?” Çocuk; “Hem de bayılırım.” Hakan; “Benim tayfam olur musun?” Çocuk; “Tabii olurum.” Hakan; “(Müdüre) Lütfen gerekli işlemi yapın. O’nu yanıma alıyorum.” Küçük arkadaşına denizci elbisesi almış. Akşam yemeği yiyorlar. O gün, filmde sıkça karşılaşacağımız şekilde, Hakan’ın doğum günü. Her yıl olduğu gibi ‘meçhul âşıktan beyaz lale gelmiş’. Bu defa bir de mektup var. “Çile çektim ben çile//Aşkınla düştüm dile” (1972) (Hulki Saner). “Beni hiç tanımayan sevgilime. Bütün gücümü toplayıp sana... İlk ve son defa olarak yazıyorum. Hastalığım iyiye dönerse bu mektubu göndermeyeceğim sana. Ama mektubum eline geçerse bil ki artık son uykuma dalmışım.” Adı Pınar. Babasını bir deniz kazasında kaybedince Margrit’in pansiyonuna sığınmışlar. (Filmdeki adını öğrenemeyeceğimiz) Anne Gülistan Güzey’in 30 model Singer dikiş makinesi ile diktiklerini bir mağazaya götürmek, yemek ve çamaşır. Genç kızın tüm yaşamı bu. “Bir gün gelecek, çalışamayacağım. O zaman…” diye yakınan annesine “Hele bir okulum bitsin o zaman ben bakarım sana. Kimseye muhtaç olmayız” demişti. Demek okuyor da. Ancak sonra bu konunun ne olduğu belli değil. Filmdeki pek çok kişi gibi ‘dalgaların sesini, kıyıya çekilmiş motorların arasında dolaşmayı, denizin kokusunu’ seviyor. ‘Bir de sevgilisi olsa’ mutluluğu tam olacak. Paul Mauriat’nın ‘Rhythms and Blues’ 33’lüğündeki (1969) ‘Respect’ (1965/67) (Otis Redding). Bir gece, Osman Han ve arkadaşlarının sataşmasından Hakan’ın yardımı ile kurtulur. Delikanlı “Tertemiz bir çiçeğe benziyorsun. Beyaz bir laleye. Dikkat et, bir daha bu saatlere kadar sokakta kalma” demişti. İçinden bir ses haykırıyor; “İşte O! İşte beklediğin erkek O.” Percy Faith’in aynı adlı albümündeki (1969) ‘Windmills Of Your Mind’ (1968) (Michel Legrand / Marilyn ve Alan Bergman). Büyük bir rastlantı ile ‘Hayalindeki Adam’ aynı pansiyona kiracı olarak geliyor. ‘Talih artık genç kıza da güldü’ diye düşünüyorduk ama Hakan, O’nu anımsamadığı gibi daha o gece ‘eve kadın getiriyor’. Üstelik aynı “Tertemiz bir çiçeğe benziyorsun. Beyaz bir laleye” iltifatları ile. Pınar’ın gözünde bir damla yaş. O günlerde Margrit “Sizin bir erkeğe ihtiyacınız var. Sizi bu pansiyon köşelerinden kurtaracak bir erkeğe” diye nabız yokluyordu. Ankaralı hacıağa Tahir Efendi, Gülistan Güzey’e talipmiş. Genç kız “Babamın yerini kimse alamaz” diye yırtınsa da annesi razı gibi. Olaylar çabuk gelişir. Evlilik, trenle Ankara’ya gidiş hatta Pınar’a, başka bir hacıağanın, İhsan Yüce’nin görücüye gelişi. İtiraz edince üvey babası tarafından tokatlanıp evden kovulur. Pınar ‘kararını vermiş olarak’ Hakan’a, Margrit’in pansiyonuna döner. “Evlenecektik. Rıhtımda yolunu bekleyen karın olacaktım. Sana, senden güzel çocuklar doğuracaktım.” Ümitleri boşa çıkar. Sevdiği oradan gideli çok olmuş. Delikanlının boş olan odası yeni evi. Annesinin diktiklerini götürdüğü mağazada iş bulur. Günler böyle geçiyor. 6 ay sonra ‘Ölüme Köprü’nün (1972) oynadığı sinemada Hakan ile karşılaşır. Delikanlı, yine, ‘Beyaz Lale’yi hatırlamıyor. Beraber olurlar. ‘Rüya gibi, hayal gibi geçen o gecenin ardından’ yeni bir sefere gider. ‘Bir ay içinde döneceğini’ söylemişti. Ancak ‘aylar birbirini kovaladığı halde’ değil kendisi bir mektubu bile gelmez. “Ben gene, bütün genç kızlığımda olduğu gibi seni bekleyerek yaşıyordum. Senin kutsal emanetini taşıyordum karnımda.” Doktor Orhan Elmas “Kandaki şeker öylesine fazla ki çocuğu doğurursan birkaç yıl ancak yaşarsın” diye uyarmıştı. Fakat Pınar kararlı. Sezaryenle amacına ulaşır. Paul Mauriat’nın ‘Penelope’ uzunçalarındaki (1971) “L’aigle Noir (Dédié Á Laurence)” (1970) (Barbara-Monique Andrée Serf). “Artık güçlüydüm. Çünkü yanımda aslan gibi bir erkek, bir Hakan vardı. Evet, beni hiç tanımayan sevgilim. Hastanedeyken işini kaybetmiş bir annenin gidebileceği tek yere talebelerin, otomobil kaynakçılarının ve bir zamanlar senin kaldığın yere, Margrit’in pansiyonuna dönüyordum.” Burada en büyük yardımcısı Selçuk. “Dostluk akardı gözlerinden. Kaynakçıydı. Alt katta oturuyor, her fırsatta bana yardım için çırpınıyordu.” İşsiz ve hasta kahramanımıza kol kanat gerer. Ancak Doktor Ali Demir’in dediğine göre ‘zafiyet geçiren bebeğin temiz hava ve iyi gıdaya ihtiyacı varmış’. Nice zaman sonra Hakan geri gelir. ‘Beyaz Lale’sini aramaz bile. Unutmuş(!). Pınar, Selçuk’un önerisi ile kararını veriyor. ‘Saba Makamında Ney Taksimi’ ve Sultan Ahmet Camisi. “Allahım, günahlarımı affet demiyorum. Çünkü günahım yok… Ama şimdi günah işleyeceğim. Yavrumu O’nun kapısına götüreceğim. Kendi kaderime bile ağlayacak gücüm yok.” Fakat bırakamaz. Margrit ve Selçuk’un isteği ile bebeği bakımevine vermek zorunda kalıyor. ‘Dört yıl, dört uzun yıl’ sonra. Selçuk ile İzmir’e gitmeden, oğluna babasının resmini ve adresini verir. ‘Finale (To Yelasto Pedi)’ (Mikis Theodorakis). Polisin, çocuğu eve götürüşü ‘Z’deki (1969) melodi ile. Paul Mauriat’nın ‘Apres Toi’ albümünde (1972) yer alan “Adieu L’ete, Adieu La Plage” (Mauriat / M. Rossi). Son hediyesi olan ‘lale ve mektubu’ Selçuk, Hakan’ın kapısına bırakıyor. Gerçi çileli kahramanımızın yazdıklarını ölümünden sonra vermesi gerekiyordu ama Onları birleştirmek ister. İki Hakan’ı İzmir’e götürür. Pınar sevdiklerine kavuşmuş. Tek sorun kalbindeki küçük delik. Ameliyat olması gerekiyor. ‘Airport’ (1970) ‘soundtrack’ındaki ‘Emergency Landing’ (Alfred Newman) (0.50-1.25 arası). Cerrahi işlem, İzmir Devlet Hastanesi’nde. Ama görüntüler İstanbul’da doğum yaptığı ameliyathaneden. Hemşireler aynı sadece doktor değişmiş. Bu kez Muzaffer Yenen. Sonrasında sağlığı iyiye gidiyordu. Hakan için artık ‘sefer yok, gemi yok, deniz yok’. Sadece Pınar var. Pınar ve oğlu. Nedense İstanbul’a, beraber değil de, yalnız gidip ‘nikâh için hazırlık yapmak’ ister. 10 gün sonra gelen gemide oğlu, Selçuk ve Pınar var. Ancak sevdiği kadın ‘duvaklı bir tabutun içindeydi’. Selçuk; “Birden bire bir kuş gibi çırpınırken ‘iç kanama’ dediler. Senin yanına gelmek için ağlıyordu. Getirdim işte.” ‘State Of Siege’deki (1972) ‘Paola, 11099’ (Mikis Theodorakis). O’Henry’nin ‘Son Yaprak (The Last Leaf)’ (1954) öyküsünü ve ‘Love Story’ (1970), ‘Midnight Cowboy’ (1969) filmlerini çağrıştıran sahne. Pınar; “Acaba bir gün oğlumu görebilecek miyim?” Selçuk; “Tabii, yataktan kalkar kalkmaz.” Pınar; “Yataktan kalkamayacağım ki. Bak, dalda tek yaprak kaldı. Benim de ömrümde tek gün. O yaprak düşünce…” Selçuk; “O yaprak düşmeyecek Pınar. Yaşaman için ne gerekirse yaparım. İcap ederse babamla bile barışırım. Aileme küsüp gurbete çıkmıştım. Ama senin için dönerim. Babamın elini öpüp af dilerim. Seni oraya götürürüm İzmir’e. Deniz, güneş. Bir kuş sütün eksik olur. İster misin?” Pınar; “Bir gün kaldı Selçuk. Bir günlük bir hayatı kurtarmak için boşuna uğraşıyorsun. Şu son yaprak sabaha düşecek.” Selçuk; “Düşmeyecek Pınar ve sen yaşayacaksın.” Yaprağı dala bağladığı için bu kadar kesin konuşuyor. (Yazan: Murat Çelenligil)

Siyah Gelinlik Resimleri ve Videoları
Siyah Gelinlik

Kadro: Hülya Koçyiğit , Murat Soydan , Süleyman Turan , Fatih Deveci , Gülistan Güzey , Mürüvvet Sim , Renan Fosforoğlu , Selma Sonat , Feridun Çölgeçen , Mürüvvet İşsever , İhsan Yüce , Kubilay Hakan , Haluk Orçun , Muzaffer Yenen , Orhan Elmas , Ali Demir , İlknur Taçbaş , Osman Han , Hikmet Gül , Tevfik Şen , Nermin Denizci , Merih Deniz , Yaprak , Afife Okan , Abdurrahman Palay , Jeyan Mahfi Tözüm , Toron Karacaoğlu , Alev Koral , Gülen Kıpçak , Nilgün Kasapbaşoğlu , Zafer Önen , Ünal Gürel
Yönetmen: Orhan Elmas
Senaryo: Vural Pakel
Yapımcı: Enver Özer, Vural Pakel
Müzik:
Görüntü Yönetmeni: Erdoğan Engin
Tür: Dram, Duygusal
Ülke: Türkiye
Vizyona Giriş Tarihi: 01 Nisan 1974
Siyah Gelinlik

0 yorum:

Yorum Gönder

 
En yeni sinema filmleri, film arşivi, filmler izle: Siyah Gelinlik sinema film izle film filmler filmi sinema filmleri
Copyright 2009 En yeni sinema filmleri, film arşivi, filmler izle. İçerik ve metaryeller alıntıdır.
SinemaDB.Blogspot.com sinema filmleri.
Film arşivi by Sinema DB
Siyah Gelinlik En yeni sinema filmleri, film arşivi, filmler izle Siyah Gelinlik En yeni sinema filmleri, film arşivi, filmler izle Siyah Gelinlik En yeni sinema filmleri, film arşivi, filmler izle Siyah Gelinlik En yeni sinema filmleri, film arşivi, filmler izle Siyah Gelinlik En yeni sinema filmleri, film arşivi, filmler izle Puan: 10
Siyah Gelinlik Siyah Gelinlik
10/10 paun üzerinden 2000 kişi. Görüntülenme: 1500.
yardım yardım sayfası